EGE ÜNİVERSİTESİ

Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi

Böbrek Nakli

HAKKINDA:

 Kronik böbrek yetmezliği kişisel olarak insan hayatı için son derece zor bir yaşam şeklidir. Haftada üç gün 4 -5 saat diyaliz makinesine bağlı kalınması, istenilen her aktivasyonun gerçekleştirilememesi, hastanın dilediği gibi su içip, istediği şekilde beslenememesi ve diyalizin olumsuz etkileri hastanın yaşam kalitesini oldukça düşürmektedir. Ancak başarılı bir organ nakli ve hastanın da nakil sonrası yaşam konusunda bilinçlendirilmesi sonrası kişi sosyal yaşamına kaldığı yerden devam edebilmektedir.

DOKTORLARIMIZ:

 

Doç.Dr. Taylan Ö. SEZER  (Sorumlu Öğr. Üyesi)                   Genel Cerrahi  Anabilim Dalı

Prof. Dr. Özgür FIRAT (Sorumlu Öğr. Üyesi Yard.)               Genel Cerrahi  Anabilim Dalı 

Prof.Dr:Hüseyin TÖZ                                                                 Nefroloji Anabilim Dalı

Doç. Dr. Mümtaz YILMAZ                                                         Nefroloji Anabilim Dalı

Doç.Dr. Bilgin ARDA                                                                  Enfeksiyon hastalıkları

Doç.Dr. Ahmet KESKİNOĞLU                                                   Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı

Doç.Dr. Ayşegül  AKGÜN                                                          Nükleer Tıp Anabilim Dalı

Prof.Dr. Sait ŞEN                                                                        Patoloji Anabilim Dalı

Yard. Doç. Dr. Banu SARSIK                                                      Patoloji Anabilim Dalı

Prof.Dr.Ayşin ZEYTİNOĞLU                                                      Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Prof.Dr. Süreyya ÖZBEK                                                            Radyodiagnostik Anabilim Dalı

                

 

 

YILLAR

KADAVRA

CANLI

1987

15

0

1988-2013

541

1059

2014

52 (10 çocuk)

83 (2 çocuk)

2015

78 (3 çocuk)

43 (2 çocuk)

2016

34

71

2017

32

43

 

 

 

İletişim :0232 3905030- 0232 3903610- 0232 3905141

 

Böbrekler nerede bulunur ? Görevleri nelerdir?

  • Böbrekler; karın bölgesinin arka tarafında, belin üst kısmında, sağ ve sola yerleşmiş organlardır.
  • Normalde vücutta 2 adet böbrek bulunur. 
  • Böbreklerin uzunlukları yaklaşık 10-12 cm’dir ve şekil olarak fasulyeye benzer.
  • Böbrekler idrar oluşturarak vücudumuzdaki zararlı ve atık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar; sıvı-elektrolit ve asit-baz dengesini düzenlerler. Buna ek olarak kan basıncını dengede tutar, kan hücrelerinin yapımını uyarır ve aktif D vitaminini sentez ederek kemiklerin güçlü kalmasını sağlar.
  • Sıvı alımı ve sıvı kaybına bağlı olarak değişmekle birlikte günlük ortalama 1-2 litre idrar çıkışı söz konusudur.

 

Böbrek yetmezliği nedir?

Çeşitli hastalıklara bağlı olarak böbreklerin görevlerini  kısmen veya tamamen yapamaz hale gelmesine böbrek yetmezliği denir.

Böbrek yetmezliği akut veya kronik olabilir.

 

Akut böbrek yetersizliği

Böbreklerin aniden işlevlerini kaybetmesine akut böbrek yetmezliği denir.

Akut böbrek yetmezliği, kendini böbrek işlevlerini günler, haftalar gibi kısa bir süre içinde azalma ve bunun sonucu kan üre azotu, kreatinin ve diğer üremik toksinlerin vücutta birikimi ile gösterir.

 

Akut böbrek yetmezliği neden oluşur?

Travmaya bağlı olarak da akut böbrek yetmezliği gelişebilir.

 

  • Uzun süre susuz kalmak ve ishal, kusma nedeniyle sıvı kaybı,
  • Ani ve çok kan kaybı,
  • Uzun süre göçük altında kalmak,
  • Ağır yanıklar,
  • Çocukluk döneminde sık tekrarlayan boğaz enfeksiyonları,
  • Prostat büyümesi sonucu uzun süre idrar yapamama gibi birçok neden akut böbrek yetmezliği oluşturabilir. 

Akut böbrek yetmezliği genellikle hastanede yatarak tedavi alan hastalarda gelişir ve birçok nedene bağlı olabilir.

 

 

Akut böbrek yetmezliği nasıl belirti verir?

Akut böbrek yetmezliği;

  • idrar miktarında azalma,
  • ayaklarda, dizlerde sıvı birikimine bağlı ödem,
  • nefes darlığı/ göğüs ağrısı,
  • iştah kaybı/ mide bulantısı ve kusma,
  • yorgunluk/ halsizlik,
  • ruhsal veya akli değişiklikler,
  • koma gibi belirtiler ile gösterebilir.

 

 Akut böbrek yetmezliği tanısı nasıl konur?

Akut böbrek yetmezliği teşhisinde öncelikle hastanın fizik muayenesi yapılır ve muayenede hastanın öyküsü önemlidir.  Detaylı alınan anamnezde hasta şikayetleri ayrıntılı olarak sorulur. 

Hastadan kan ve idrar tahlili, batın ultrasonorafi tetkiki, batın bilgisayarlı tomografi tetkiki, manyetik rezonans görüntüleme yöntemi gibi tetkikler istenerek, akut böbrek yetmezliği tanısı kesinleştirilir. 

 

Akut böbrek yetmezliği tedavisi nasıl yapılır?

Akut böbrek yetmezliği tedavisinde temel yaklaşım, altta yatan nedenin tedavi edilmesi ile hastanın sıvı ve elektrolit dengesini korumak, hastanın yeterli beslenmesini sağlayarak böbreklerin eski sağlığına geri döndürmektir. 

Akut böbrek yetmezliğinin tedavisi hastanede yatarak sağlanır. Akut böbrek yetmezliği sıvı ve kan kaybından dolayı oluşmuşsa serum yolu ile sıvı ve kan verilir. Bacaklarda şişlik (ödem) var ise idrar söktürücü ilaçlar kullanılır. Kandaki kalsiyum ve potasyum dengesinin sağlanması önemlidir. Kandaki atık maddeleri atmak için hastaya geçici diyaliz tedavisi uygulanabilir.

 

Kronik böbrek yetersizliği

Böbrekler, sağlıklı bir yaşam sürdürebilmemiz için gerekli olan çok sayıda işlevi yerine getirir.

 

 

 

Böbreklerin temel görevleri

  • Günlük metabolizma sonucunda oluşan üre ve kreatinin gibi zararlı artık maddeleri idrarla vücudumuzdan uzaklaştırmak
  • Gerek suyun, gerek sodyum ve potasyum gibi farklı yapıdaki tuzların fazlasını idrarla vücuttan atarak, organlarımızın yeterli işlev görmesine yardımcı olmak ve kan basıncımızı (tansiyonumuzu) dengede tutmak
  • Aldığımız ilaçlardan bazılarının idrarla vücuttan uzaklaştırılmasını sağlamaktır.
  • Böbreklerin idrar oluşturmak dışında başka önemli görevleri de vardır
  • Böbrekler, kemik iliğindeki kan hücrelerini olgunlaştıran eritropoetin adlı bir hormonun yapımından sorumludur. Bu sayede vücudu kansızlığa karşı korur.
  • D vitamininin sentez edilmesine katkıda bulunarak kalsiyum ve fosfor dengesini düzenler. Bu da kemiklerimizin dirençli olmasını sağlar.
  • Bazı hormonların kan seviyelerini düzenler.
  •  

Böbreklerin işlevlerini yerine getirememesi sonucunda vücudun işleyişinde ne gibi sorunlar ortaya çıkar?

Böbreklerimizin yıllar içinde işlevinin bozulması ile kronik böbrek yetersizliği adı verilen tablo ortaya çıkar. Başlıca kronik böbrek yetmezliği nedenleri; şeker hastalığı (diyabet) ve yüksek tansiyon (hipertansiyon) dur. Ayrıca kronik glomerülonefrit adı verilen böbreğin bazı iltihabi hastalıklarında da benzer klinik tablo oluşabilir. 

Kronik böbrek hastalarında yıllarca hiçbir şikayet ve belirti olmayabilir. Bazen altta yatan hastalığa özgü bulgularla karşılaşılabilir. Kronik böbrek hastalığınasıklıkla eşlik eden  hipertansiyonun tespiti için toplumda herkesin kan basıncını kontrol ettirmesi  ve periyodik olarak sağlık taraması yaptırması çok önemlidir. 

 

Kronik böbrek yetmezliğinin belirtileri nelerdir?

Kronik böbrek hastalığının yıllar içinde ilerlemesi ve böbrek işlevlerinin giderek azalması sonucunda bazı şikayetler ve bulgular ortaya çıkar. Böbreklerimizin atılması gerekli zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştıramaması ve bu maddelerin kanda birikmesi ile halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, kaşıntı ve uykuya meyil gibi şikayetler görülebilir. 

Kronik böbrek yetersizliğinin daha ileri aşamalarında ise vücudumuza alınan su ve tuz yeteri kadar atılamaz. Bunun sonucunda göz kapaklarımızda, ayaklarımızda ve bacaklarımızda şişmeler olabilir. Buna tansiyon yüksekliği eşlik edebilir. Akciğerlerimizde sıvı birikerek nefes darlığına yol açabilir. Ayrıca, vücuttaki potasyumun atılamamasına bağlı olarak halsizlik, felçler ve kalp durmasına kadar gidebilen ölümcül bir tablo ortaya çıkabilir.  

Kronik böbrek yetersizliği olan hastalarda böbreklerin işlevlerini yerine getirememesi sonucunda oluşabilecek önemli sorunlardan biri de anemi (kansızlık) gelişmesidir. Anemi, halsizlik, çabuk yorulma, baş dönmesi, konsantrasyon güçlüğü, çarpıntı ve nefes darlığına neden olabilir. 

Ayrıca, bu hastalarda, D vitamininin yapılaması ve fosforun vücuttan atılamamasına bağlı olarak kalsiyum ve fosfor dengesinde bozukluk ortaya çıkar. Bunun sonucunda, boyundaki tiroid bezinin arkasında yer alan ve kalsiyum-fosfor dengesini düzenleyen paratiroidi bezlerinin fazla çalışması ile ortaya çıkan bir tablo gelişir. Buna ikincil hiperparatiroidi adı verilir. Tüm bunlara bağlı olarak kemik yapımında bozulma, kemiklerin direncinde azalma ve kolay kırılmalarla karşılaşılabilir.   

 

Kronik böbrek hastalıklarını önlemek veya ilerlemesini geciktirmek için bireysel olarak alınabilecek önlemler nelerdir?

Özellikle gelişmiş toplumlarda yaşam süresinin uzaması nedeniyle kronik hastalıklar da artmaktadır. Kronik böbrek hastalığının en sık nedeni giderek artmakta olan şeker hastalığıdır.

Kronik böbrek yetersizliğinin ikinci sıklıktaki nedeni hipertansiyondur. Ayrıca kronik glomerülonefrit adı verilen böbreğin bazı iltihabi hastalıkları ve irsi (genetik) olan polikistik böbrek hastalığı da kronik böbrek yetersizliğine yol açabilir.  

 

Kronik böbrek hastalığı açısından risk altında olan kişiler fazla kilolu olanlar, yüksek tansiyonu olanlar, diyabetikler ve ailesinde böbrek hastalığı olanlardır. Yaş ilerledikçe damarlar yaşlandığı ve böbrek yetersizliği riski de arttığı için ileri yaştakiler de kronik böbrek hastalığı açısından risk altındadır. 

Kronik böbrek hastalığının ilerlemesinin geciktirilmesinde yaşam tarzı değişikliklerinin büyük önemi vardır. Böbreklerimiz kan damarlarından çok zengin olduğu için kalp ve damar sistemimizi koruyucu tüm önlemlerin böbreklerimizi de koruyucu etkisi vardır. 

Bu amaçla alınması gereken önlemler, düzenli egzersiz yapmak, ideal vücut ağırlığında olmak, asla sigara içmemek, tuz tüketimini azaltmak, yeterli sıvı almak, aşırı alkolden uzak durmak ve hekim tavsiyesi olmadan bilinçsiz ilaç kullanmamaktır. 

Toplumda, özellikle bazı ağrı kesicilerin bilinçsiz bir şekilde kullanılması böbrek fonksiyonlarındaki bozulmayı hızlandırmaktadır. Bazı bitkisel ürünlerin de böbrekler ve karaciğer üzerine zararlı etkilerinin olabileceği unutulmamalıdır.   

 

Kronik böbrek hastalığı sıklığı nedir?

Türk Nefroloji Derneği tarafından yapılan CREDIT çalışmasının sonuçlarına göre, Türkiye’deki erişkinlerin %15,7’sinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığı vardır. Bu oran, ülkemizde 7,5 milyona yakın kronik böbrek hastası bulunduğu, yani her 6 – 7 kişiden birinin böbrek hastası olduğu anlamına gelmektedir.

Kronik böbrek hastalığının erken teşhisi mümkün mü?

Kronik böbrek hastalıkları çoğunlukla çok sinsi bir şekilde seyrettiği için birçok hastada hem tanının konmasında, hem de tedavide geç kalınmaktadır. Kan basıncının düzenli olarak ölçülmesi ve idrar tahlili yapılması gibi basit tetkiklerle kronik böbrek hastalığı erken dönemlerde teşhis edilebilir. Erken evrelerde tanı konulması ile hem kronik böbrek hastalığına özgün genel önlemler, hem de altta yatan ya da eşlik eden hastalıklara yönelik tedavi yaklaşımlarıyla, hastalığın ileri evrelere doğru seyri yavaşlatılabilir. 

Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri nelerdir?

Kronik böbrek yetmezliğinin en sık karşılaşılan nedenleri şöyle sıralanabilir:

Diyabet (şeker hastalığı)

Hipertansiyon (yüksek kan basıncı)

Kronik glomerulonefrit

Polikistik böbrek hastalığı

Kronik taşlı piyolelonefrit

Uzun süreli böbreğe zarar veren ilaç kullanımı (non-steroidantienflamatuar ilaçlar gibi)

Bunların yanı sıra, sigara kullanımı ve aşırı kilo da kronik böbrek yetmezliği riskini artıran faktörler arasındadır.

 

Kronik böbrek yetmezliği nasıl tedavi edilir?

Kronik böbrek yetmezliği varlığında, böbrekler geri dönüşümsüz bir şekilde fonksiyonlarını yitirmeye başlar. 

Kronik böbrek yetmezliğinde tedavi yaklaşımı şu adımlardan oluşur:

 

  1. Böbrek hastalığının ilerlemesinin durdurulması,  
  2. Böbrek yetmezliği için destek tedavinin yapılması,  
  3. Diyaliz kararı ve transplantasyona hazırlık   

 

Hastalığa neden olabilecek risk faktörlerini taşıyan kişilerde (şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi) yakın takip ile böbrek fonksiyonları izlenmeli, risk faktörleri en uygun şekilde tedavi edilmeli, böbrek fonksiyonları korunmaya çalışılmalıdır. Bu süreç hastanın böbrek fonksiyonlarında gerileme saptanması durumunda, farklı tedavilere yönelik hazırlık yapılmasına fırsat verebilmektedir.

 

Kimler Böbrek Naklinden Yarar Sağlayabilir?

Böbrek nakli kimlere yapılabilir?

 

Kronik böbrek yetmezliğine sahip olan her hasta böbrek nakli için aday olabilmektedir.

İlerlemiş böbrek yetmezliğinin en sık rastlanan nedenleri; diyabet (şeker hastalığı) ve hipertansiyon (yüksek tansiyon)dur.

Diyabet vücudu yıpratan ciddi bir hastalıktır. Bunun üzerine böbrek yetmezliği ve diyaliz tedavisinin yükünün eklenmesi hastaları çok daha çabuk yıpratabilmektedir. Bu nedenle diyabet hastalarına böbrek nakli olma şansının tanınması oldukça önemlidir.

Böbrek nakli alanında elde edilen yeni gelişmeler sayesinde pek çok kronik böbrek yetersizliği tanısı alan hasta için nakil sağlanması mümkün olabilmektedir.

Ancak kronik böbrek yetmezliği hastalarında aşağıdaki hastalık ve rahatsızlıkların olması böbrek naklinde engel oluşturabilmektedir:

 

  • İleri derecede kalp hastalıkları, 
  • Akciğer hastalıkları, 
  • İleri seviyede Hepatit B ve C hastaları (Ancak sadece hepatit B veya C virüsü olan ve karaciğerde olumsuz etkiler oluşturmayan hastalarda böbrek nakli diyaliz tedavisinde kalmaya göre daha sağlıklı ve uzun bir hayat sağlayabilmektedir).
  • Bağışıklık sitemi hastalıklarına bağlı kronik böbrek yetersizliği gelişen hastalarda bağışıklık sitemi hastalığının aktif dönemde olması, 
  • Aktif enfeksiyon hastalığı varlığı, 
  • Yakın zamanda kanser tespit edilmiş olması

Hastaların böbrek nakli için uygun olup olmadığı merkezimizde yapılan testlerle detaylı olarak değerlendirilmektedir.

 

 

Hastaların böbrek nakli için uygun olup olmadığı nasıl değerlendirilir?

 

Kimlerin böbrek nakli alıcısı olmak için uygun olduğunun değerlendirilmesi, detaylı bir muayene, tıbbi geçmiş sorgulaması ve testler ile sağlanır.

Kronik böbrek yetmezliği farklı nedenlerle ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Bu nedenle hastalığın altta yatan nedenleri doktorlarımız tarafından dikkatle incelenir.

Böbrek nakli adaylarının geçirdiği ameliyatlar ve gördüğü tedaviler detaylı olarak değerlendirilir. 

Hemodiyaliz veya periton diyaliz görmekte olan hastaların ne kadar süre bu tedavileri gördüğü çok farklı sonuçlar yaratır. Hastanın böbrek nakli öncesi diyaliz tedavi süresi uzadıkça diyalize bağlı ortaya çıkabilecek sorunlar da artabilmektedir. 

 

Hastaların kalp damar sisteminin durumu da en önemli belirleyicilerden biridir. Detaylı incelemelerde hastanın kalp ve damar sisteminde müdahale gerektirecek bir durum saptanması halinde öncelik bu tedaviye verilir. 

Tüm bu değerlendirmeler geniş bir doktor grubu tarafından yapılmaktadır: Nefroloji uzmanları, transplant/ nakil cerrahları, göğüs hastalıkları uzmanları ürologlar, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, psikiyatristler, anestezi uzmanlarıdır.

 

Çocuklarda böbrek nakli

Ülkemizde yetişkin böbrek naklinin aksine çocuklarda böbrek nakli oranları maalesef gerekenin altındadır. Çocuklarda böbrek nakli yapabilen merkezlerin sayısı ise sınırlıdır.

Oysa çocuklarda uygulanan başarılı böbrek nakilleri, gelişme geriliğinin önlemesi ve körpecik hayatları kazanmak açısından çok büyük bir öneme sahiptir. 

Böbrek yetmezliği nedeniyle çocuklar diyalize girmek durumunda kalırlar ve diyaliz tedavisi çocuklarda pek çok soruna neden olabilmektedir. Periton diyalizi olamayan çocuklarda önemli damar yolu problemleri gelişebilir. Bazı çocuklarda kemik metabolizması bozuklukları sebebiyle bacaklarda eğilme ve ilerleyen durumlarda ortopedik ameliyatların gerekmesi söz konusu olabilmektedir.

Tüm bunların yanı sıra  bir çocuk için arkadaşlarından farklı bir hayat yaşaması psikolojik olarak bazı sorunlara da sebep olabilmektedir.

Çocuk hastalarda canlıdan ve kadavradan nakil seçenekleri çok iyi değerlendirilmelidir. Çocuklarda zamanında böbrek nakli yapılması gelişme geriliği, bacaklarda eğrilik gibi problemleri çocuklara yaşatmamak açısından büyük önem taşımaktadır.

Çocuklarda böbrek nakli yapılacağı zamanı belirlemede bir diğer öncelikli konu çocuğun kilosuna uygun bir böbreğin bulunabilmesidir. Yirmi kilonun üzerindeki bir çocuk anne ve babasından rahatlıkla böbrek alabilir. Yirmi kilodan düşük ağırlıklı çocuklarda küçük vücuda yerleştirilecek büyük bir böbrek dolaşım sistemini olumsuz etkiler. Düşük ağırlıklı çocuklarda ufak yapılı akrabaları değerlendirilerek canlıdan bir an önce nakil olma seçeneği detaylı bir şekilde değerlendirilmelidir.

Çocuklarda başarılı böbrek nakli için; çocuklar konusunda deneyimli cerrahi ekip,  anestezi ekibi, pediatrik nefrolog ve pediatri yan dalları uzmanlarının aynı merkezde bulunması  ve nakil sırasında görev alması büyük önem taşımaktadır.

 

Çocuklarda böbrek yetmezliğinin nedenleri

 

Çocuklarda böbrek yetmezliğinin nedenleri yetişkinlerdeki nedenlere göre farklıdır. 

Çocuklarda böbrek yetmezliğinin en sık karşılaşılan nedenleri:

  • Üretral kapakçığa bağlı idrar yolu tıkayıcı böbrek hastalıkları
  • Metabolik hastalıklar
  • İdrar torbası (mesane) ile ilgili doğumsal anormallikler
  • Sık geçirilen enfeksiyonlar, 
  • Böbreklerin doğumsal gelişmemesi, 
  • Böbreğin glomerül hastalıkları olarak sıralanabilir.

 

Böbrek alıcısı için yapılan tetkikler

 

Böbrek nakli olacak kişiye nakil öncesi yapılan rutin kan ve görüntüleme tetkikleri iki veya üç gün içerisinde tamamlanır.

Yakın zamanlı yapılmış ekokardiyografi gibi kardiyolojik tetkikleri değerlendirilir. Daha önce tüberküloz veya benzer bir enfeksiyon hastalığı bulunması, sık olarak enfeksiyona sebep olan böbrekler, polikistik böbrekler, hepatit B veya C bulunması gibi durumlarda ileri tetkikler istenebilir.

Böbrek naklinden sonra her şeyin problemsiz gitmesi için mevut hastalıklar nakilden önce dikkatle değerlendirilmelidir.

Böbrek alıcısı için yapılan tüm testler şöyle sıranalabilir:

 

Birinci aşama testler:

Hemogram       

HTC (Hematokrit),BK (Lökosit),Plt (Trombosit),

Kan Biyokimyası             

Total kolesterol,Trigliserid,HDL Kolesterol,LDL Kolesterol,Açlık Kan Şekeri,BUN,Kreatinin,AST (SGOT),ALT (SGPT)

GGT,Alkalenfosfataz,Total Bilirubin,Total Protein,Albumin,Na (sodyum),K (potasyum),Cl (klor),Ca (kalsiyum)

İyonize fosfor,Mg (Magnezyum),Amilaz

Endokrinoloji laboratuarı          

Serbest T3,T4,Tsh,Gebelik Testi (Son bir ay içinde),PSA (50 yaş üzeri erkeklerde)

Kan Pıhtılaşma paneli  

Kanama zamanı,APTT,PT

Seroloji          

Kan Grubu,HBsAg,AntiHBs,Anti HBc-IgG,Anti HCV,RPR-VDRL,Anti-HIV 1/2,CMV IgG

Kardiyolojik tetkikler  

EKG (Elektrokrdiyografi),Ekokardiyografi, stres testi

Radyoloji           

Akciğer grafisi,Mamografi (50 yaş üzeri kadınlarda)

 

İkinci Aşama Testler:

Uzman doktor değerlendirmesi

Transplant Cerrahı,Nefrolog,Kardiyoloji,Psikiyatri,Göğüs Hastalıkları,Jinekoloji

Doku Laboratuvarı tetkikleri    

Doku grupları,CDC (Cross match),Flow (Cross match)

 

 

Nakil öncesi hasta takibi :

  • Nefroloji polikliniği
  • Diyaliz merkezi
  • Kadavradan nakil bekleme polikliniği
  • Doku tipleme lab